Beyazın Arkadaşlığı

Beyaz her zaman, her yerde, her şekilde zerafetini sunuyor.. Eşlik ettiği herşeye farklı bir dokunuşla hayat katıyor....  Resimler herşeyi anlatıyor... Her karede hepimizden bir şeyler var.

Daha fazlasını görmek için http://www.home-dzine.co.za/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

Mitchell Grafton Çılgınlığı

Size bir adres, biraz da resim vermek istedim...

Sanatçının dışavurumundaki isabetliliği çok güçlü ve başarılı buldum..  Sanatçının adı Mitchell Grafton..

Söz onda... 

Hayatımızı kolaylaştıran tasarımlar..

Hayatı kolaylaştırmak esas amacımız. Güzellikleri, zorlukları, sevgiyi, sorumlulukları yerine getirirken, bir yandan da bize yardım eden araç gereçe fazlası ile ihtiyaç duyuyoruz. Bu tasarımlar hayatımızı gerçekten kolaylaştırıyor. Zaman en kıymetli olan şey. Onu dikkatli ve verimli kullanmanın yolunu açan her tasarım, hayattan keyif almamızın olasılıklarını da arttırıyor. Siz de bir bakın isterseniz, bakalım sevecek misiniz?

Kitapların Dünyasında Biz Nasıl Yaşıyoruz?

Kitapsız bir dünya ve hatta kitapsız bir mekan, ev düşünemiyorum. Kafe'ye kitabımla gidiyorum. Her yerde yanımda kitap taşıyorum. Hani bir ara birşeyleri beklemek zorunda kalırsam okumadan duramam.. Telefonun sanal dünyasına maruz kalmak istemiyorum.. Konu ev olunca, duvarlarında kitapların olmadığı bir evin yaşamadığını düşünenlerdenim.. Hikayesi olmayan bir hayat mümkün mü? İçindekiler anlatmasa, duvarlar anlatmalı hikayelerini.. Konuşmalı duvarlar.. Tabii ki, çevresi de çok önemli.. Onları nereye koydunuz? Sık sık ulaşabiliyor musunuz? Nerede okuyorsunuz? Işığınız nasıl size ulaşıyor? Gece de, gündüz de aynı kalitede okuma alanını kendinize sağlıyor musunuz?

Bir Renge Bağlı Kalmak Doğru mu?

Bu resmi internette sürekli görüyorum. Epeyce paylaşılmış. Renkler uyumlu görünüyor değil mi? Şimdi biraz daha yakından bakalım. Genel taşıyıcı, ağırlayan renk beyaz. Onda sorun yok. Peki ya uyumu yaratan ne? Pembe renk mi? Evet, o da doğru..

Bilgisayarın üzerindeki çiçekler de dahil pembe yapılmış. Biyaz kitapların arasında pembe kapaklı kitaplar var. Pembe post-it 'ler..

Bu şekilde düzenlenmiş yerlerle bize pek çok şey satıyorlar. Uyuma aşık oluyoruz. Sonra evimize alıp götürüyoruz. Evde işler değişiyor.

24 Saat Mutluluk-Sihirli Öneri

Karnım açlıktan zil çalıyor. Gözlerim raflarda, mutfak tezgahında olacak ama, ortada ne raf var ne bir mutfak tezgahı. Yoksunluk belirtileri baş gösteriyor. Açlık mı kötü, mutfak tezgahı olmayan bir evde açlığın çaresinden yoksunluk mu kötü seçemiyorum. Bir yabancının evinde, benzer açlıkları guruldatarak oturuyorum. Kaç kişi olduğumuzun önemi yok. Çokluk burada önemli değil. Paylaşacak yemek yok. Her birimiz, aynı açlığın bitmeyen bereketinde guruldayıp duruyoruz. Bu bir rüya, biliyorum ama yine de uyumaya ve neler olacak görmeye çalışıyorum. Uyandığım zaman özenle tasarlanmış mutfağımda, pırıl pırıl cam kaselerin içinde tezgahın üzerinde bekleyenlere koşacağım. Kokular uykudan çağırıyor beni. Bu annemin böreği olmalı. Gitmek lazım şimdi.

Onlara Oda'dan Başka Şeyler de Verebiliriz..

Çocuk odaları, herkesin çocukluklarını, yani bir daha asla geri gelmeyecek olan kendi geçmişlerini yaşayacakları yer. Doğurduğumuz, geleceği hakkında endişe ettiğimiz, kah hakkını verdiğimiz, kah vermediğimiz çocukların hepsinin daha şimdiden bir hikayeleri var. Bizim yüzümüzden. Onlara verdiğimiz dünya nedeniyle.

Turkuaz ve Kahverengi

Turkuaz, silik mavi ve tabii ki kahverengi ile cazibeli sonuçlar getiriyor.. Turkuazın ilginç bir etkisi var. Pek çok renk, diğer renklerin arasında üçüncü olarak yer aldığında, onun yarattığı etkiyi yaratmıyor. Aşağıdaki resimlerden özellikle bir tanesinde, sadece bir iki vazo rengi bütün salonu ele geçirmiş görünüyor.. Bu "az çoktur" ilkesinin bir yansıması gibi.. Bunu sevdiğiniz herhangi bir rengi üçüncü renk olarak kullanmak suretiyle deneyebilirsiniz. Turkuazın etkisini güçlendirmek için, onun duvar ya da eşyalardaki miktarını arttırmaktansa, tam olarak nerede, hangi noktada ve hangi parçada kullanılacağına karar vermek ve miktarı aşmamak en iyi sonucu veriyor.

Pembe ile Sarı Yan Yana Nasıl Olur?


Sarının güneş ile üzerimizde yarattığı kalıcı şefkat ve iç ısıtan enerjisi, romantizmin ve sevginin rengi pembe ile bir araya gelmek için ara bir renk istiyor.

Resimde gördüğünüz gibi, pufun ayaklarındaki vernikli ağacın baskın sarımsı rengi de dahil olmak üzere, sarı tarçın tonuna doğru kaçmış. Ekrunun ve kahverenginin de sakinleştirici elektiriği ile pembe öyle güzel misafir edilmiş ki.. Çok hoş, sıcak ve oturulası bir oda olmuş. Duvardaki pembe ve yeşilin bir arada olduğu soyut tablonun hemen altındaki, fazlası ile sarı renk hakim diğer tablo birbirileri ile uyumlu. Pembe mumlar ve sarı çiçekler, aksesuarları paylaşmışlar. Raflardaki pembe kutu ve abajurun sarı başlığı da son derece güzel olmuş.

Kahverengi Yalnızlığı Hiç Sevmez..

Kahverengi, yalnızlığı hiç sevmeyen bir renktir. Her konuda kıskanç olduğunu söyleyebilirim. Yanına mutlaka birilerini, birşeyleri,bir rengi arar. Siz yoksanız, bitki bırakmalısınız yanında.. Ben söylemiyorum, resimler söylüyor.

Kahverengi öyle bir renk ki, doğaya bakmanız yeterli. Yalnızlığı sevmeyen doğa ananın kalbi gibidir kahverengi. Üzerinde rengarenk çiçekler açsın ister. Hep susuzdur, hep yağmuru bekler.

Eszter Anna Vörös


Sizi, Eszter Anna Vörös ile tanıştırayım.. Benim çok sevdiğim bir tarzda resim yapıyor. Yürekten, içinden geldiği gibi, başkalarına benzemeye çalışmadan. Kendi anlatımına göre eserlerinde Salvador Dali'nin etkisi olduğu söylenmiş.. Acaba Dali hangi kaynaktan besleniyordu da, kimsenin ona giriş izni yoktu.. Hepimiz aynı kaynaktan besleniyoruz. Hepimiz düşlerimizde özgürüz. Ama neredeyse hepimiz düşlerimizi birilerine anlatmaktan ve onları birilerine çizmekten korkuyoruz. Öylesine korkutulmuş, öylesine bezdirilmiş, sindirilmişiz ki...Ne içimizden geldiği gibi, ne de bize fısıldandığı gibi birşeyleri duyurmak için tam anlamı ile özgür bırakılıyoruz. Bazı insanlar var ki, düşlerinin yazılı olduğu kağıtlardan kaçıp, başka zihinlerin sahnelerine sızabiliyor. Bazı insanlar var ki, Eszter gibi, diğerlerine göre daha özgür.. O da bir rüyadan esinlenmiş ilk kez çizimlerinde.. 24 yaşında. Bir Macar hanımı... Çizimlerini çok sevdim.. Bakalım siz de beğenecek misiniz?

Mor Kimin Hakkı?

Mor hayatımızın heryerinde olsaydı, bu kadar sever miydik acaba? Ya da neden her yerde mor görmüyoruz ki? Renk frekanslarından birin ucu Mor'da.. Bilgeliğin ya da asaletin rengi olan Mor'u hayatına sokmak herkesi harcı değil. Zira geçmişten kalan bu alışkanlıkla tarih sayfaları zihinlerimize kazıdı ki, kralların, prenslerin, derebeylerin hayatına layık bu renk... öyle olunca altın gibi el değmiyor. Zira Altın da Mor ile birlikte dekorasyonda sıkça kullanılıyor.

Gri ile Serinleyebilirsiniz..

Yazın sıcağında, evinizde serinlik istiyorsanız, renklerden yardım alabilirsiniz. Gri'nin tek başına boğucu görüntüsü esasen, yanında renkler ile kullanıldığında çok başarılı sonuçlar veriyor. Eğer grinin ana tema olduğu yerlerde, çeşitli aksesuar, yastık ya da tek bir mobilyanın farklı bir renk olması gibi yollarla yeni renkler katarsanız, mekanınız serin hissini veren bir görünüme kavuşur. Hem grinin sıkıcı temasından kurtulursunuz, hem de psikolojinin insan bedeni üzerindeki etkilerini düşünürseniz, serinlersiniz..

Rebecca Dautremer

Boyama veya çıkartma oluşturma gibi küçük işler yapan yayıncı Gautier-Languereau için bir illüstratör olarak çalışmaya başlayan Rebecca Dautremer, illüstratör ve grafiker olarak karar kıldığı sanat hayatında pek çok kitabın resimlenmesine imza atmış durumda. Bu çok özel çizimler dünyanın her yerinden takip edilen sergilerde boy gösteriyor ve hatta Sothheby'de de eserleri ile onu görmek mümkün.

Enstelasyon Sanatının Harika Örnekleri

Bir sanat eseri genellikle yolculuğuna, sanatçının atölyesinde başlar.. ve eser yeniden sergileneceği yerde bir yabancı olarak kalır.. Bazı durumlarda da, ki bu 1970'lerden beri gündemde, eser sergileneceği ortam ile bütünleşerek birşeyler anlatmaya çalışır. İşte bu enstelasyon çalışmaları, uzun yıllardır takipçilerini büyülüyor. Sanatçı, eserinin içinde bulanacağı mekandan bağımsız olamayacağı fikriyle aynı zamanda mekan fikrini de ön plana çıkarıyor. Hayli ilginç ve dikkat çekici olan bu sanattan örnekleri aşağıda paylaşıyorum.

Soma’daki “Toplumsal Dönüşüm Projesi” Onlarla Hayat Buldu!

Soma İçin Bir Olduk:  Çocukların yüzündeki gülümseme her şeye değer...

Allianz Türkiye, sivil toplum örgütleriyle el ele vererek, bölgede etkilenen vatandaşlara ulaşabilmek, onların yaralarını sarmak ve yeni başlangıçlarını desteklemek için Soma’daydı. Soma’da 2014’te gerçekleşen ve ulusumuzu derinden sarsan maden faciasının ardından, Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliği (APHB) ve Bilim Kahramanları Derneği (BKD) ile işbirliği yapılarak “Allianz SomaDA”yı (Soma Dayanışma Ağı) geliştirdi.

Eliza Wheeler ile Masallar Diyarındayız..

İçinde öğretmenler, müzisyenler ve sanatçıların olduğu bir aile büyüyen Eliza'nın kişisel hikayesi Kuzey Wisconsin'de yeşermiş. Çocukken de çizim yapmayı seven sanatçının kendi deyimiyle, büyüyünce tutkuya dönüşmüş. Anneannesinin Brule River Kano'da yaban mersini toplamasının ya da karda kardeşleri ile oynamasının tüm eserlerinde temel bir etkisi olduğunu söyleyen Eliza,

Anna Silivonchik'in Rüyaları

Anna Silivonchik, genç bir belarus sanatçı. Kendine has tarzı ile farklı bir enerji yayıyor eserleri. Pek çok arketip bir arada.. Bir perspektif ya da görsel bildik ilişkilerden bağımsız olarak yer alan semboller, kişiler ve mitolojik varlıklar anlamsal ilişki içinde. Eserlerini biraz da mizah ile soslayan Silivonchik, ruh hallerini, varoluşsal kavramları içiçe geçirmiş. Yağlıboya ile çalışıyor ve rüyalar da eserlerinin konuları arasında. 

Tony Belobrajdic

Hayatının geç bir döneminde resme başladığını söyleyen Tony Belobrajdic, pek çok ödülün sahibi. Hırvatistan doğumlu. 1958 yılında doğmuş. 1987'de New York'a taşınmış ancak 1989 yılından itibaren Sydney'de yaşamaya başlamış. Hala orada ve birbirinden güzel resimlerini yapmaya devam ediyor. Suluboya çalışan sanatçının, elbette dünya gezilerinde yaptığı pek çok resim var.

Ateş Saati

Tarihimiz yeni çağın geçmişi ve geleceği bilme çabalarının ışığında hızla değişiyor. Yoksunluklar içinde icat edilmiş pek çok çığır açıcı cihazdan sonra, çağımız insanı, ellerindeki neredeyse sınırsız malzeme ile, neyi ne ile bir araya getirebilirimin olasılıkları arasında geziyor. Gerçekten imkansızı başaran ve görünmeyeni görmeye çalışarak, maddenin içindeki cevher üzerinden çağı değiştirecek felsefe ve cihazları yaratanları tenzih ederim. Elbette insan aklının sınırları daha önce zorlandığı ve sınandığı gibi, şimdide sınanıyor. Tek bir fark ile, o da insan kendi aklının neredeyse sınırsızlık içindeki olasılıklarını zorlamayı öğrendi.
back to top