Evinizden Ne Çıkar?

Bayram geçti artık. Başkalarının evlerine gidip geldiniz. Başkalarının hayatlarından örnekler gördünüz. Bazıları sadece anlatıldı, bazılarını bizzat yaşadınız. Tuvaletlere girdiniz, sizin olmayan tabaklardan yemek veya tatlı yediniz. Bazılarınız, bayram fırsatı ile tatile gitti ve yine evine döneceğini bilse de, hoşuna gidecek ekstra mutlu zamanlar geçirmek için elinden geleni yaptı. Bazılarınız hasta bakıyorsunuz, onlara hasta ziyaretine geldiler ya da yalnızdınız. Ohooo.. ne çok şey yazdım. Mesele şu ki, kendinizi bütün bu olanlardan sonra aldınız ve evinize getirdiniz. İşte evinizdesiniz. Muhtemeldirki, kocaman bir oh ile girdiniz evinize. Yaşasın evime geldim diye..

Her gün değiştirmeyi umduğunuz ya da farklı hayaller kurduğunuz eviniz hakkınızda, başkalarının evini görünce fikriniz değişmiş olabilir. Hatta bazılarınız şükretmiş olabilirler.

Dün, Tommy Hilfiger'ın evini, Google ofislerini, hatta Microsoft ve Facebook dahilerinin nerelerde çalıştığını gösteren yazı ve resimler paylaşmıştım. Sonra bilgisayarımı kapattım ve en sevdiğim koltuğuma uzandım, en sevdiğim fincanım ile çayımı yanıma aldım, televizyonun kumandasını ele geçirip, en sevdiğim belgeseli açtım ve kendim için iyi birşeyler yaparak kendimi onurlandırdım.

Tommy Hilfiger'ın evi bir haber olarak kaldı, Google çalışanları ile üretmeye devam ettiği iş yerini bu sabah da açtı. Microsoft yeni güncellemeler hazırladı ve Facebook daha cazip hale gelecek yazılımlar ile yine bugün de uğraşıyor.

Şimdi bugün, Funda diyor ki size,
Kendi yaşamınıza odaklanarak, neler yaptığınıza bir kez daha bakmak ve onurlanmak, gururlanmak ve daha iyisini yapmak için çabalamak ister misiniz? İş mi çıkarttım başınıza. Çalışmanız ve/veya düşünmeniz mi gerekiyor.. Ben gün içinde yapılacak daha iyi birşey düşünemiyorum. Çalışmak ve sonuçlarını beklemek için, kendimize layık bulduğumuz bir mekanda bir dahaki çalışmanın gücünü toplamak üzere dinlenmek..

Toprak bizim için, ekmeliyiz.
Hava bizim için, sağlıklı ciğerler ile içimize çekmeliyiz.
Su bizim için, gitmediği yere taşımalı, bulunduğu yerde korumalıyız.
Ateş bizim için, başkalarının yemeklerinin altına,  başkalarının kalplerine enerji olsun diye yakmalıyız.

Her ne olursa olsun, bugün, akşam yerinize uzandığınızda kendiniz ya da başkası için bir şey yapmış olarak vakit geçirmiş olun.

Telefonunuzu sevdiklerinizi aramak, yazılarınızı vazgeçenlere enerji vermek, gülümsemenizi umut, ellerinizi sırt sıvazlamak için kullanın.

Bugün içinde en az bir kişinin olduğu - bu siz ya da bir çocuk ya da hiç tanımadığınız biri olabilir - bir değişim yaratın. Rüzgarının büyüklüğünü hesap etmeyin. Kendinizin hem yargıcı, hem avukatı olmayın. Sanık olmaktan vazgeçip, bugün yine birşey için çabalayın ve buna evinizde olduğunuz yerde başlayabilirsiniz.

Çevrenize iyice bakarsanız, evinizden ne kadar büyük iyilikler çıkabileceğini göreceksiniz. İster söz, ister eşya, ister sevgi olarak...

Sevgilerimle,
İçmimar Funda Pekkutsal
rengezadesign@gmail.com

back to top