Renk seçerken kendinize nasıl yardım edersiniz?


Konumuz; renkler'den etkileniyor olmamız..
Renkleri, gözlerinizin içinde bulunan iki tip hücreden biri nedeni ile görebildiğinizi biliyor muydunuz? Hücre tiplerinden biri siyah beyazı,açıklık,koyuluk değerini görmenizi, diğeri ise renkleri algılamanızı sağlıyor. Ve onları algılama şeklimiz bütün psikolojik durumumuzu da etkiliyor.

Teknik detayları daha sonra ilgilenmek üzere bir kenara bırakıyorum. Şimdi amacımız başka.

Bir mobilya almaya gittiğinizde, midenizi pek düşünmezsiniz. Ama gördüğünüz şeyi tarif ederken, kokusu veya adeta onu yemişsiniz gibi bir renk ile tabir edersiniz. Kiraz kırmızısı, vişne çürüğü, portakal rengi, kahverengi kaplama, şeker pembe, gül kurusu, sütlükahve gibi....

Renkler ile yediğimiz şeyler ve onlara karşı duyduğumuz beğeni arasında yoğun bir bağlantı bulunmaktadır. Hayatı boyunca brokoli yemeyi sevmemiş birinin, tam da o tonda bir mobilya ile karşılaştığında, deli gibi brokoli seven birine göre ( ki bu pek nadirdir ) duyguları elbette farklı olacaktır. Renklere atadığımız duyguların, sevdiğimiz yiyecekler ile bağlantısı nedeni ile sık sık gündeme gelmeleri de normaldir.



Renk kararını kim verecek?
Renk seçimini yapacak olan kişi sizsiniz. Evin sahibi ya da kiracısısınız. Bir evi kendinizle ya da başkaları ile paylaşacaksınız. Eşiniz, çocuklarınız ile bir dünya kuruyorsunuz ya da kurdunuz. Yine de size renk seçiminde en iyi ve en doğru yardımcı sizsiniz.. Bir usta ya da başkası değil. Bu fikir almayacağınız anlamına gelmiyor. Ama kararı verecek olan sizsiniz. Çünkü yaşayacak olan sizsiniz. Sizin hayatınız hakkında konuşan herkes iyi ya da kötü bir kenara çekilecek ve yaratmaya çalıştığınız ev, odalar ve renkler ile siz başbaşa kalacaksınız.


En doğru renk seçimi için ne yapmak lazım?
Bunun için bakış açısı değişikliklerine ihtiyacınız olacak. Bu, genel olarak kararınızı verme şeklinizi kısa sürede olsa değiştirmeniz anlamına geliyor. Bir renge aynı ışık şartlarında bakmaya ısrar etmekten vazgeçmek gibi.. Renk seçimlerinizi farklı mekanlarda vakit geçirerek yapın. Mekanın eski hali içinde durarak, eski renklere bakarak yeni renkleri karar veremezsiniz. Çay ya da kahve içmeye bir yere gidin. Hayal kurun. Başkaları ile sohbet edin ama kararınızı onların dediklerine göre vermeyin. Dergilere bakın, internetten olasılıkları ziyaret edin. Ama herşeyin başında önce HAYAL KURUN.. Hayallerinizi başkalarına kurdurmayın.



Doğru rengi seçmezsem ne olur ve doğru rengi seçemediğimi nasıl anlarım?
Bu konuda hata yaptığınızı ( esasen yanlış seçim yaptığınızı diyebiliriz ) aksesuar, kumaş ya da halı rengi seçimleri gündeme geldiğinde, uyumsuzluklar başgösterince hemen fark edeceksiniz.

Canınızın çok istediği, çok sevdiği bir ürünü almaya çalıştığınızda, o ürünün evinizi dekore ettiğiniz ana temaya uymadığını göreceksiniz. O zaman, kendi esas beğenilerinize aykırı seçimler yapmış olduğunuzu fark edeceksiniz. Bu çok sık görülen bir durumdur. Özellikle yeni evlenen kişilerin, kayınvalide ya da eş tarafından empoze edilen şeylere doğru eğilim göstermesi ile gerçekleştir.

Bu durumu düzeltmek zaman alır. Bu nedenle, en doğru renk seçimini yapmak için, sadece kişisel tercihlerinizden çok emin olmanız gereklidir. Başkalarının fikrini alabilirsiniz. Ama içinde sizin yaşayacağınız bir dünya kurduğunuzu unutmadan karar vermelisiniz.

Asla ne yapmamanız lazım?
Asla hızlı karar vermeyin. Yavaş hareket edin. Düşünün ama düşünmeyi çok uzatmayın. Süre kısa olursa pişmanlık, uzun olursa kararsızlık içinde kalırsınız.


Renk seçimi kaç kişiyi ilgilendirecek?
Seçimleriniz, sizi (başta ve kesinlikle öncelikli olarak sizi), evi paylaşacağınız insanları ve sonunda bunu uygulayacak ustanızı ilgilendirir. Diğer herşey sizin için ayrıntı olmalıdır.


Bu yazı size ne öneriyor ?

Bu yazı size, renk seçerken yapmanızın size başarılı sonuçlar getireceği şeyleri öneriyor. Aşağıda madde madde de yeniden görebilirsiniz.

1. Kararlarınıza sahip çıkın.
2. Başkalarını az, kendinizi çok dinleyin.
3. Başkalarının hayatlarına dair resimleri araştırın. Bunu yaparken, özellikle kendi meslek gruplarında başarılı olmuş ( ünlü değil, başarılı ) kişilerin ev hayatlarına bakmaya çalışın. Nasıl bir düzen ile başarıya gitmişler görmeniz çok şeyin kapılarını aralayacaktır.
4. Vade kolaylığı ya da ödeme seçenekleri nedeni ile kararlarınızı değiştirmeyin.
5. Uzun vadelilik göreceli bir kavramdır. Yarının bile belirsiz olduğu bir yaşamda, 5 yıl sonraya kadar dayansın diye plan yapıp büyük bedeller ödemeyin ya da sırf fiyatı yüzünden sevmediğiniz, istemediğiniz şeylere evet demeyin.
6. Şu duyguların en az birini size hissettiren, besleyen seçimler yapın; Huzur, Şefkat, Doyum, Mutluluk, Denge, Onaylanma..

Sevgilerimle,
İçmimar Funda Pekkutsal
rengezadesign@gmail.com
back to top