Şimdiye Kadar Duyduğum En İğrenç..

" Şimdiye dek duyduğum en iğrenç laflardan birini birkaç yıl önce bir cerrahtan duymuştum. Bu adam bütün kız bebeklerin doğar doğmaz mini bir göğüs alma ameliyatına tabi tutulmaları gerektiğini düşünüyordu. Böylece büyüdüklerinde meme kanserine yakalanma riski ortadan kalkacaktı. Beden bir makinedir mantığının insanı götürebileceği en uç nokta böyle bir yer olsa gerek. Beden bir makinedir o halde makinenin bir yerlerinde aksaklıklar ortaya çıkmadan önce gerekli düzeltmeler yapılmalıdır. Daha da korkutucu olanı, adamın bunları söylerken son derece ciddi olmasıydı" diyor Serge Kahili King, Hayal Mühendisliği kitabında.

Değinmek istediği gerçeklik farklı olsa da, evlerimizde benzer bir uygulama yaptığımızı söylemek için dekorasyon ile bu konuyu birbirine bağlamak uygun görünüyor.

Diyelim temizlik yapıyorsunuz, dolaplardan bir sürü malzeme çıktı.. Baktınız ki, hiç kullanmamışsınız.

-Sebep?

-Bir gün lazım olur.

-Ne zaman?

-Bilmem..

Anne ile kızı, anneanne ile torunu, eşi ile karısı arasında sık sık geçen bu konuşmalar, insanın evindeki dolap sayısını arttırmasına, hatta bazen sığmayan eşyalar yüzünden ev değiştirmesine neden olur. Kendinizi bir anda duyguları ile anılar ile bağlı olduğunuz eşyalarınızı sığdıramamanız nedeni ile yeni dolaplar almaya çıkarken bulursunuz. O dolaba yer açarken, başka eşyaların yeri değişir. Aaaaa, ben bunu nasıl düşünemedim diyip, yeni yerinde daha da güzel göründüğü düşünülecek şekilde, gelen dolap nedeni ile bazı mobilyaların yeri, hatta odası değiştirilir. O değişince, halı ve perde gündeme gelir. Gelecek günler kredi kartlarını dolduran yeni sebeplerle geçer.

Tüm bunlardan daha vahim olan, hiç bir zaman kullanma ihtimali olmayan şeyleri saklıyor olmamızdır. Klasik Feng Shui mottosu haline gelen, eskileri atın demeyeceğim. Dahası zaten bu durumda eski olduklarında da hem fikir değiliz. Zaten atmak istemediğiniz için saklıyorsunuz.

O zaman  Serge King'in korkunç bulduğu adam haklı mı acaba? Bir gün nasıl olsa dediğimiz kaç şey daha icat ederek, günün hafifleşmiş, kolaylaştırılmış, kaygılardan arındırılmış tazeliğini rezil edeceğiz?

Gelecek mi dediniz? Bir gün mü dediniz?

Peki ya bugün?

Sırtınızda geleceğin küfesi kaç alışveriş, kaç hayat daha dolaşmayı düşünüyorsunuz?
Size göğüslerinizi aldırmanızı önermiyorum. Sadece evinizde kullanmadıklarınızla vedalaşacaksınız.


Sevgilerimle,
İçmimar Funda Pekkutsal
rengezadesign@gmail.com

back to top